Ailem*Mutfağım*El İşlerim

Archive for the ‘Uncategorized’ Category

TERZİBABA HAZRETLERİ

Bu  mübarek  gün vesilesiyle ülkemizde ve dünyada yaşanan üzücü olayların, acı ve gözyaşının yerini barış ve huzurun almasını dilerim   Yüce Mevla’mdan. 

Bugün siz değerli takipçilerimle  İlimizde bulunan Terzi Baba Hazretlerinin hayatını netten daha önce okumuştum  sizlerle de paylaşayım dedim…

 

Anadolu’da yetişen büyük velîlerden. İsmi Muhammed Vehbî’dir. Hayyât Vehbî diye meşhûrdur. 1780 (H.1195) senesinde doğdu. Osmanlı Müellifleri, Sefînet-ül-Evliyâ, Esmâ-ül-Müellifîn adlı eserlerde Erzurum’da, diğer bâzı eserlerde ise, Erzincan’da doğduğu yazılıdır. 1847 (H.1264) senesinde Erzincan’da vefât etti. Dergâhının olduğu yere defnedildi. Bugün burası Terzi Baba Mezârlığı diye anılmakta, mezârlığın ortasında türbesi bulunmaktadır.

 

Bir gün Erzincan’a seyyah fakirlerden birisi geldi. Üzerindeki palto çok eski olduğu gibi, ele alınmayacak kadar kirli idi. Bu zât paltosunu diktirmek için şehirdeki terzileri tek tek gezdi. Fakat mürâcaat ettiği bütün terziler onun elbisesini dikmek değil, el sürmekten bile çekindiler. Terziler o fakir zâta alay yollu; “Şurada Terzi Baba var. Ona götür, o diker.” dediler. Zavallı fakir zât, Terzi Baba’yı buldu. İstediğini anlattı. Terzi Baba’dan, red yerine hüsn-i kabûl gördü. Terzi Baba ona; “Paltonu bırak, inşâallah yarına hazırlarım.” dedi. Terzi Baba paltoyu alıp, güzelce yıkadı, kuruttu ve dikti. Ertesi gün o fakire elbisesini teslim etti. Bütün bu yaptıklarının karşılığında ücret almadı. O fakir zât paltosunu temizlenmiş, dikilmiş görünce çok memnun oldu. Terzi Baba’ya nazar edip, Allahü teâlânın sevdiklerinin sohbetine kavuşması için kalben duâ etti. Bu günlerde Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, halîfelerinden Abdullah Mekkî Efendiyi Anadolu’ya göndermişti. Abdullah Mekkî Efendi, Erzurum’a uğramış, sonra Erzincan taraflarına yönelmişti. Erzincan’a yaklaşınca, yanındaki arkadaşlarına; “Hocamızın bize târif eylediği memleket, Allah bilir ya burasıdır. Burada bir zâtın bizde emâneti vardır.” demişti. Abdullah Mekkî Efendi, Erzincan’ı şereflendirince, insanlar akın akın ziyâretine geldiler. Gelenler arasında Terzi Baba da vardı. Abdullah Mekkî Efendi, ilk defâ gördüğü Terzi Baba girince ayağa kalktı. Dâvet edip yanında yer verdi. Hiç kimseye yapmadığı iltifâtı Terzi Baba’ya yaptı. “Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinden bizde bir emânet var. O emânete seni müstehak gördüm. Bu emânet sana çok menfaatler sağlar. Kabûl edersen sana teslim edeyim.” dedi. Terzi Baba da; “Siz bilirsiniz efendim, maddî menfaatse; dünyâ için Allah demem.” cevâbını verdi. Abdullah Mekkî Efendi bu cevâbı alınca; “Oğlum, sen bulacağını buldun. Teslim edeceğim emânet seni dünyâ sevgisinden kurtarmaktan başka bir şey değildi.” buyurarak, Terzi Baba’ya himmetle nazar edip, emâneti tevdî etti. Şâh-ı Nakşibend Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin yolunda terbiye edip, kemâle ermesine vesîle oldu. Terzi Baba’ya hilâfet verip, Allahü teâlânın kullarına, Allahü teâlânın dînini öğretmek ve mârifetullaha kavuşturmak vazifelerini verdi. Bunun üzerine, Terzi Baba’nın hâli derhal değişti. Mânevî feyzler deryâsına daldı.

Bu hâdiselerden sonra, Terzi Baba’nın yüksek derecesi halk arasında duyulup, yayıldı. Herkes istifâde etmek için ona geldi. Zamanla Terzi Baba’ya bağlı talebelerin sayısı günden güne arttı. Bu hâli çekemeyenler, onun hakkında dedikodu etmeye başladılar. “Ümmî bir câhilin başına bu kadar insan toplanmış.” diyorlardı. Hattâ ilimden biraz nasîbi olanlar da, bu gibi sözleri söylemeye başlamıştı.Bunun üzerine beldenin müftîsi, TerziBaba’yı imtihân için dâvet etti. Maksadı ise, TerziBaba sorulan suâllere cevap veremeyince, cehâletini anlayıp, insanları irşâd, yol gösterme dâvâsından vazgeçmesini temin etmekti. Terzi Baba, müftî efendinin dâvetini kabûl edip gitti. Orada büyük bir ilim meclisinin toplandığını gördü. Müftî efendiye kendisini niçin dâvet ettiğini sorduğunda, müftî efendi ona; “Biz seni imtihan için dâvet ettik. Hakkınızda birçok dedikodu yapılıyor. Buna son vermek lâzım geldi. Şimdi bâzı suâller soracağız. Siz cevap vereceksiniz.” dedi. Sonra Sıfat-ı sübûtiyyenin kaç tâne olduğunu ve daha başka suâlleri sordu.Terzi Baba büyük bir hakîkati ortaya çıkarmak için; “Allahü teâlânın, bu şehirde yaşayanlara göre yedi, diğer beldelere göre sekiz tâne sıfat-ı subûtiyyesi vardır. Bu beldeye göre Allahü teâlânın Subûtî sıfatları şunlardır: İlim, Semi’, Basar, İrâde, Hayât, Kelâm ve Tekvîn. Bu şehre göre Allahü teâlânın Kudret sıfatı yoktur. Çünkü bu şehir insanları Allahü teâlânın Kudret sıfatını inkar etmektedirler. Eğer bu şehrin insanlarıAllahü teâlânın Kudret sıfatına inansalardı, Allahü teâlâ bir ümmî kulunda, insanlara doğru yolu gösterme kâbiliyetini yaratmaya kâdirdir, derlerdi.” cevâbını verir vermez, orada bulunanlar, Terzi Baba’nın ilm-i ledünnîye sâhip, kâmil bir zât olduğuna kanâat getirip, ellerine kapanarak af dilediler. Ona gereken ikrâm ve hürmet gösterdiler.

Terzi Baba’nın yetiştirdiği talebeler arasında en meşhûrları; Hâfız Rüşdü Efendi, Hacı Mustafa Fehmi, Leblebici Baba’dır. Terzi Baba, ilâhî aşk ile dolu âdetâ ikinci bir Yûnus Emre’dir. Tasavvufun hakîkatlerine dâir, Miftâh-ul-Kenz isminde manzum eseri çok meşhûrdur.

BOZUK SAZ

Terzi Baba, pekçok rumuz ve işâretler yâni kapalı mânâlı şeyler söylerdi. Erzincan ahâlisinden Hacı Hatip Efendi isimli zât, bir kazâya kâdılığa tâyin edildi. Hacı Hatîb Efendi öyle bir kazâyı bilmediğinden araştırdı. Fakat kimse de bilmiyordu. Gönlü ızdırap ve sıkıntı ile doluydu. Terzi Baba’nın sohbetlerinde ferahlamak için Sarıgül’de olan bahçesine gitti. Terzi Baba bahçede; “Her kim ne ederse kendine eder, yine kendi kendine eder.” diyerek dolaşıyordu. Hatib Efendiyi görünce; “Gel ağa bir kahve pişirdim berâber içelim.” dedi. Kahve içerken bir müddet murâkabeye dalan Terzi Baba; “Ağa, hem kahve içelim, hem de sana bir hikâye anlatayım. Dinle! Birisi İstanbul’da Aksaray’a doğru giderken bir kahve dükkanına uğramış. Dükkanda bir saz olduğunu görmüş ve çalmak istemiş. Sazın bozuk olduğunu görünce, kahveciye; “Saz bozuk.” demiş. Kahveci de; “Onu çalan öyle bozuk düzen çalardı. Sen de öyle çalarsan çal, çalmazsan bırak yerine demiş. Acayip bir hikâye değil mi?” deyip sözünü tamamladı. Hatîb Efendi bu konuşmadan hiçbir şey anlamadı, fakat bu hikâye bizimle alâkalıdır diye düşünüp, edebinden hikmetini soramadı. Birkaç gün sonra bir misâfiri geldi.Çok yer dolaştığından tâyin olduğu yeri bilip bilmediğini sordu. O misâfir; “O kaza Aksaray dâiresindeBozok sancağındadır.” demesiyle Hatip Efendi,Terzi Baba’nın ilk işâretini anlamış oldu. Doğruca o kazâya gitti. Fakat birkaç ay orada hâkimlik yaptıktan sonra halkı ve kazâsı ile uyuşamadığından istifâ edip geri döndü. Bundan da; “Çalabilirsen çal, çalamazsan bırak.” sözünün mânâsını anlamış oldu.

TEL KIRMA NAMAZ BAŞÖRTÜSÜ

Hayırlı Günler  Çok Kıymetli Takipçilerim…

Kasım ayı bizim için hüzün ayı oldu .Servis Şefimiz Şahap Beyin eşi  Tülin  hanımı kaybettik. 08.11.2016 tarihinde aniden rahatsızlanarak  yoğun bakıma alındı fakat ömrü vefa etmedi  23.11.2016 tarihinde rahmetli oldu.  Aynı  lojmanda oturduk, komşuluğuna arkadaşlığına hiç doyamadım  o güler yüzlülüğü ve sakin kişiliği ile örnek insandı  ani ölümü bizleri çok derinden üzdü Yüce Mevla’m mekanını cennet etsin, eşine çocuklarına sabırlar versin.

PTT ‘nin 176. Kuruluş Yıldönümü 

nedeniyle düzenlenen yemekte  (25.10.2016)  Ben ,Sevgi Hanım, Aliye Hanım ve Rahmetli Tülin Hanım …

  

Oğlumun Sünnet Düğününde Çekilen Fotoğraf  (24.09.2016)  Şahap Bey eşi Rahmetli Tülin Hanım, Sevgi Hanım Eşi Düzgün Bey  ve Oğlu Burak

Yine aynı gün  mahalle komşumun eşi  Şaban beyde çok genç yaşta   rahmetli oldu. Yüce Mevla’m mekanını cennet etsin  ailesine sabırlar versin.

Üzüntülerde Sevinçlerde biz insanlar için hayat devam ediyor.Bugün sizlerle Tel Kırma  işi hakkında paylaşımda bulunacağım…

 Tel Kırma geleneksel bir el sanatı. Bartın işi olarak da bilinen tel kırma altın, gümüş ve bakır renginde lame ve metalik görünümlü şeritlerin kullanılarak  yapılan el işidir.  Tel kırmada motifler sıraları kolay sayılabilen delikli kumaşlara işleniyor. Her bir ilmek yanındakinden bağımsız olarak atılıyor ve dikey, yatay ya da diyagonal kümeler halinde sıralanarak motifi ortaya çıkarıyor. Tel kırma genellikle dekorasyon amaçlı parçalara uygulanıyor. Tel kırma işlerken kumaş kasnağa geriliyor   özel iğne ile işleniyor .Lise 3.Sınıfta El Nakışları dersinde çok zevk alarak yapmıştım Namaz Başörtüsünü  kullanmaya kıyamadığım için  kızımın çeyizine koydum  güzel yavrum en güzel günlerinde kullanır inşallah… 

BİRİCİK OĞLUMUZ AHMED BURKAY’IN SÜNNET DÜĞÜNÜ

 

 

Hayırlı Günler Çok Kıymetli Takipçilerim…

Uzun zaman bloğumdan, takip ettiğim blog arkadaşlarımdan ayrı kaldım, çok yoğun bir yaz dönemi geçirdik. İl dışından gelen Misafirlerimiz düğünün tatlı  telaşesi derken 24.09.2016  tarihinde biricik Oğlumuz Ahmed Burkay’ın sünnet düğünü oldu.  (    24.01.2016 tarihinde sünnet olmuştu, daha önce sizlerle paylaşmıştım burdan bakabilirsiniz)

Konvoydan önce evimizin önünde Davul Zurna eşliğinde oğlum ata binerek  gezdirildi, gösteriler yapıldı çok güzel oldu herkesin çok dikkatini çekti.

http://cdn.taboola.com/libtrc/impl.229-22-RELEASE.js

 Babamın sağ koluyum,

Annemin Paşasıyım. 

Yüce Mevlam Nazardan Saklasın…

Anneli Babalı Nice Mutlu Günlere 

Oğlumun emektarı biricik Ablası.

At üzerinde gezinirken konvoya gelen

misafirlerimize hazırladığım tül içindeki fındıkları serpti.

Düğünden Önce Ben Eşim Kızım Erkek Kardeşim Gökhan Gelinimiz Sunay  Düğün salonunda oğlumun oturacağı yeri  süsledik.

 

Düğün Salonuna girerken…

Misafirlerimizi karşılama…

 

Mehter Marşı çaldı en çok

 duygulandığım an…

Yüce Mevla’m Sağlıkla diğer Mürvetlerin de  görmeyi nasip etsin inşallah  çok güzel anlar ve duygular yaşadık Ailece…

Prensim ve Prensesim

Çok sevdiği Arkadaşı Berkay düğünde hiç yanından ayrılmadı…

  

  

   

Annem Sevgi Teyzem (İstanbul’dan geldi)  Kız Kardeşim Funda Eşi Sedat Çocukları Sude Sena ve ikizler Elif ile Şeyma Erkek Kardeşim Gökhan  Gelinimiz Sunay ve Çocukları Taha Ahmet (Muğla’dan Geldiler.) Abim ve Antalya’ daki Kardeşim İşlerinin yoğunluğu nedeniyle gelemediler Yüce rabbim canlarına sağlık versin.

 Prensesim biricik kızım

Bebeklikten Sünnet olduğu ana kadar bazı fotoğraflarından  slayt hazırladım düğünde yemek esnasında  fon müziği eşliğinde izlenildi.

 Gençler  çok güzel eğlendiler…

Yüce Mevlam  Akrabalarımızın, Dostlarımızın, Arkadaşlarımızın eksikliğini vermesin çok kalabalık eğlenceli  çok güzel  düğün oldu…

Mutlu Günümüzde Yanımızda olan dostlarımıza çok teşekkür ediyorum…

 

Düğünün sonunda Dayı Yeğen Harman dalı oynadılar

Kına Gecesini düğünün içinde yaptık bakalım annesi neler hazırlamış.

 

 

Kar spreyini Yeraltı Çarşısından aldım

 

Kına Malzemeleri ile Konvoy Havlularını  GittiGidiyor Alışveriş Sitesinden aldım…

Oğlumun    Kınasında emeği geçen gelinimiz Sunay’a Hediyelerim…

Kına Mumu Tutan kızlarımızın kollarına tülden beyaz pon  pon hazırladım taktılar çok beğendiklerini değişik bir fikir olduğunu söylediler nazar değmesin güzel kızlarımıza…

MUTLU SON

Hazırlıklar için  mağazada alışveriş  yaparken bir bayanla tanıştım biraz sohbet ettikten sonra önümüzdeki yıl bizde  oğluma sünnet düğünü yapacağız fakat bu konuda neler yapılması gerekiyor çok bilgim yok dedi bende bloğumun olduğunu söyledim  kendimce neler yapmışsam senin için yazarım  ordan bakar  istersen bilgi edinirsin deyince çok mutlu oldu.   Şimdiden Yüce Mevla’m Hayırlı etsin inşallah…

Sünnet düğünü için ne gibi hazırlıklar yaptık bakalım.

– Düğün yapılacak mekanın kiralanması  (Şubat Ayında kiraladık Fiyatı daha uygun olsun diye)

– Davetiye  (2 Ay önceden basıldı) ( İki Çeşit Davetiye bastırdık Kendi resminden bastırdığımızı birinci dereceden yakınlarımıza (Anneanne, dayı, teyze, hala gibi ) diğer çeşit davetiyeyi de  Akraba, Arkadaş, Dostlarımıza verdik.

– Oğlumun çocukluk resimlerinden oluşan slaytı kendim hazırladım.

– Konfeti , balon , havai fişek)  (Bu tür Malzemeleri Gitti gidiyor  Alışveriş sitesinden çok uygun fiyata aldım)

– Kamera (Eşim 2 Hafta öncesinden ayarladı)

– Fotoğraf çekimi

– Kuaför (Bir ay öncesinden randevu aldık)

– Sünnet kıyafeti (çorabından kına eldivenine kadar eksiksiz hazırlayın Sünnet Kıyafetini Kışın aldım  daha uygun fiyata)

– Anne abiye(Sünnet annesi olarak oğlumun kıyafetine  uygun olsun diye ekru renk abiye tercih ettim )

– Baba takım elbise

– Düğün arabası yada at (Tercih Sizin)Biz değişiklik olsun diye at tercih ettik.

 Sünnette oturacağı yerin süslenmesi

– Salona girişte misafirler için karşılama tepsisi hazırlayabilirsiniz (Tepsiyi ve Kolanyağını kendim süsledim.)    

-(çikolata , lokum , badem şekeri v.b.)

– Düğün yemekli olacak ise menü hazırlanacak Düğün Salonunun sahibine söylenecek  (Tercih sizin)

– Arabalara bağlamak için havlu , balon , kurdela

 Takı merasimi için

– Para  sandığı (Düğün Salonlarında genelde oluyor biz almadık)

– İğnelik (Kendim Hazırladım.)

Kınası  için liste ;

– Kına tepsisi (Kendim Süsledim)

– Kına mumu

– Kutu kına (misafirlere dağıtılacak)

– Toz kına (hazırlanıp tepsiye konup sünnet çocuğuna yakılacak)

–Kına Şalı  Kına eldiveni (Ay Yıldızlı Kına şalı ve eldiveni  tercih ettim )

– Kınayı yakan yengeye hediye

Mevlüt için liste ; (24.01.2016 tarihinde sünnet oldu 25.01.2016 tarihinde de Sünnet Mevlüdünü  yaptık.)

– Gülsuyu

– Şerbet

– Mevlüt şekeri yada lokumu (Tercih Sizin)

– Hoca

– Mevlüt yemeği ( et , pilav , tatlı , ayran yada pide tercih edilebilir )

– Anne için Mevlüt kıyafeti ve eşarbı

 Çalışan anne olarak bu kadarını başarabildim. Gerçekten  çok  güzel tatlı  telaşlar. Hazırlıklara bir kaç ay önceden başlamak çok daha rahat ve çok seçenek bulmanıza yardımcı olacaktır.  Yapmak isteyenler Kolay gelsin Hayırlı Olsun.

 

 

 

 

 

 

 

VERA MARE RESORT OTELDE EĞİTİM

Hayırlı günler, Hayırlı Ramazanlar çok kıymeti takipçilerim…

30.05.2016-03.06.2016 tarihleri arasında Antalya Vera Mare Resort Otelde (daha önce yine aynı otelde seminere katılmıştım, isterseniz  burdan bakabilirsiniz)  düzenlenen Yönetim Sistemleri Eğitimine dört arkadaş katıldık. Kalite Yönetim Sorumlusu  aynı zamanda İşletme Hizmetleri Müdürümüz Düzgün ŞAHİN, Kalite Birim Sorumlusu  ben Kalite ekibinden Servet KAYMAK ile Hasan ARI  Eğitim Merkezi Müdürlüğünden katıldı. Çok yoğun bir eğitim oldu.

 Eğitimi TSE ‘den Murat ALTINOK bey verdi.

 Eğitimin verildiği salon ve tüm kaliteci arkadaşlar…

 

 Erzurum’dan Hüdai Bey, Kamil bey ile Müdürüm

Düzgün ŞAHİN

Genel Müdürlükten Kamile Hanım, Mukadder Hanım, Ilgın Hanım ,Sadettin bey ve Eray bey

 Bütün Bölgelerden Kaliteci arkadaşlar el ele

  Başkan Yardımcımız Rahmi Coşkun Bey

 

 Bugünün anısına bahçede toplu çekilen fotoğraf

 

  Otelin tüm bölümlerini daha önce yayınladığım için bu defa değişiklikleri yayınlamak istedim.

Otelin dış kapı önü

   Otelin içine  eğitimden dolayı

PTT’nin bayrağı asıldı.

 Salı günü Türk Gecesi düzenlendi Otel içi ve Otel bahçesi Ay Yıldızlı Bayrağımız ile süslendi.

 

 Yemekte Müdürüm Düzgün ŞAHİN  yanımda oturan Eski Muhasebe Müdürümüzdü  Kamil ETİ (Erzurum’ a  Tayin gitti) ve ben

 

 

 

Türk gecesi dolayısıyla   Otel bahçesi düzenlendi yemek servisleri bahçede de yapıldı. 

Arkadaşlar Afyon’dan Funda Hanım Kırıkkale’den  Hatice Hanım ile Meltem Hanım çok güzel dostluklar kuruldu sohbet muhabbet hoş vakitler geçirildi.

Servet bey ile Hasan bey

Funda Hanım ile Lobide sohbet

Karpuz  ile Bal Kabağını ne kadar güzel şekillendirmişler ustaların ellerine sağlık.

                   

Türk gecesinde akşam otelin bahçesinde eğlence düzenlendi. 

                                                 Atila KUNDU bey

Türk Sanat Müziği söyledi.

Otelin Bahçesi Ağaçlar , çiçekler  yeşillik çok güzel

  

Çocuklar için düzenlenen eğlence çok güzel oldu.

 

 

 

 

 

 

 

HEDİYELERİM

 

         Hayırlı günler çok kıymetli takipçilerim.

Mevlana Hazretleri ne kadar güzel söylemiş o kadar hoşuma gitti ki   sizlerle paylaşmadan geçemedim. Cumartesi günü (21.05.2016) çok sevdiğim çok değer  verdiğim Özen arkadaşım bana oturmaya geldi. Arkadaşımla 21 yıl aynı  oda da çalıştık,  arkadaşlığına ve dostluğuna hiç doyamadım 2010 yılında emekli oldu. Emekli olsa da bizim  dostluğumuz aynen devam ediyor. Yüce Mevlam emekliliğini  sağlık huzur içinde geçirmesini nasip etsin. Arkadaşımın bana hediyesi  Gümüş markazit yüzük kendisine bu çok değerli hediyesinden dolayı bir kere daha çok teşekkür  ediyorum.

 09.05.2016-16.05.2016 tarihleri arasında bir hafta  yıllık izin kullandım  izin dönüşü işe başladığımda odamda masanın üzerinde hediye paketi vardı içini açtığımda Birlik Haber Sen Başkanımız Mustafa SEVİLİR bey  anneler günü dolayısıyla tüm bayan  üyelerine  böyle şık ve çok değerli çay takımını hediye etmiş başkanıma bir kere daha ince düşüncesinden dolayı çok teşekkür ediyorum.

Takı olarak yüzük takmayı çok sevdiğim için Kızım Berra Didem , Oğlum Ahmed Burkay’ın Anneler günü hediyeleri beni çok  mutlu ettiler, mutlu eden yavrularımı Yüce Mevlam ömür  boyu mutlu etsin inşallah…

KURDELA İŞİ BOHÇA VE HAVLU

Haftanın ilk gününden herkese sağlık huzur mutluluk diliyorum çok kıymetli takipçilerim…

Bu güzel Kurdela nakışından   Bohça ve Havluyu  teyzem kızıma   hediye yapmış, annem İstanbul’a gittiğinde göndermişti. Teyzemin ellerine sağlık el işleri gerçekten çok  güzel oluyor. Hediyesinden dolayı teyzeme bir kerede   bloğumdan çok teşekkür ediyorum. Ayrıca daha önce bahsetmiştim burdan bakabilirsiniz  Antalya /Vera Mare Resort Otelde düzenlenen seminere katılmıştım. Aynı Otelde bu defa (30.05.2016-04.06.2016  tarihleri arasında )Kalite Yönetim Sistemi eğitimi düzenlendi, eğitime  dört arkadaş katılacağız. Nasip olursa 29.05.2016 tarihinde  uçacağız.   Arkadaşlardan,akrabalardan  duyanlar bana takılıyorlar bu sene  her halde Leyleği havada gördün sürekli  bir yerlere gidiyorsun  evet bu sene Bafra’da Leyleği gördüm ama havada değil yerdeydi niye böyle oldu bende anlamadım gitti  diyorum .Söyleşip gülüyoruz Hayırlısıyla gidip gelmeyi Rabbim nasip etsin hepimize sağlıkla kalın…

MARAŞ İŞİ SECCADE

Hayırlı günler çok kıymetli  takipçilerim…

Maraş İşi  Maraş ilinde yapıldığı için “MARAŞ İŞİ” adını almıştır. Maraş işi tek yüzlü bir işlemedir. İşleme ye başlamadan önce çirişli kartonlar hazırlanır desene göre kesilir kumaşa yapıştırılır,  kumaş  gergefe gerilerek  çok katlı sim ile alttan mumlanmış iplikle karşılıklı tutturularak yapılır. Maraş işinde en önemlisi  çirişle hazırlanan kartondur. Simlerin yana yana çok muntazam gelmesi gerekiyor. Lise 3. sınıfta ilk önce yapılış teknikleri öğretildi daha sonra uygulama yaptık.(ilk uygulamada gözlük kabı yaptım daha sonra sizlerle paylaşacağım.) Arkadaşlarımızdan isteyen bohça   çanta   kıyafet abajur  yaptılar ben ve çok sevdiğim arkadaşımdı Tülay UZUN  seccade yaptık. Fakat  yaptığı el işlerinin hiç birini kullanmaya ömrü vefa etmedi.    13 MART 1992 tarihinde yaşamış olduğumuz  Erzincan depreminde canım arkadaşımı, annesini  ve  yeğeni  kaybettik. Nur içinde yatsınlar.